Gölgelerin Kaderi

"Yeter kaderimizi değiştirmeye bazen, onu sadece anlamaya çalışmak."

Önsöz

Bu kitap bir bakıma deneysel bir çalışma. Kitabın konusu, 2009 yılında başladığımız, yaklaşık bir yıl süren ve benim anlatıcılığını yaptığım bir masaüstü rol oyununun hikâyesi. Hikâyede olanlar, bir parça değiştirmiş olsam da, bütünüyle o oyundan alınma. Dolayısıyla hikâyede okuyacağın ana karakterler: Rudab-Zal (oyundaki ismiyle Omal-Zan), Giges (oyundaki ismiyle Gloo), Meteo (oyundaki ismiyle Driloo), Temir (oyundaki ismiyle Jerrec), Jotun (oyundaki ismiyle Jazuud) ve Suadi sözünü ettiğim masaüstü rol oyunundaki karakterlerin isimleri. Bu hikâyedeki paylarından dolayı oyuncularım Soner, Erdir, Alp, Erkin ve Zafer’e çok teşekkür ederim. Çok güzel zamanlardı.

İnsanların bana neden Yıldız Savaşları dünyasında yazdığımı soracaklarını biliyorum. Hatta yazım süresince de bu gayretimden haberdar olan bazı dostlarım bu soruyu bana yönelttiler. Ne cevap versem bilemiyorum. Bir yanım “Oyundan kitap yazmak aklımda yoktu. Aklımda zaten kitap yazmak yoktu. Bir anda gelişti. Söz bir daha yapmam!” derken, diğer yanımsa “Jedi kavramını George Lucas’a bırakırsak, Amerikan ordusu üst rütbelilerine benzetmeye devam edecek. Birisinin bir şey yapması lazımdı!” diyor, hafif sinirli. Bu sorunun cevabını bilmiyorum sanırım.

Senden isteğim, bu kitabı okurken her yönüyle değerlendirmen. Okuduktan sonra bana ne kadar çok şey söylersen, beni o kadar mutlu edersin. Bazı şeyleri deneyerek bulmaya çalıştım. Bazı kavramları Türkçeleştirmeye uğraştığımı göreceksin. Bunu ne kadar başardığımı bilemiyorum. Eğer daha güzel çevrilebileceğine inandığın kelimeler olursa bunları hiç çekinmeden not et.

Yıldız Savaşları dünyası ile tanıştığımdan beri hep Jedi (kitapta kullandığım tabiriyle “Efendi”) kavramının sınırlarını anlamaya çalıştım. Lucas’ın dünyasındaki tanımı fikrimce fazlasıyla kısıtlı. Hele en son yıllarda yayına giren çizgi seri “Klon Savaşları”nın bazı bölümlerinde Jedi öğrencilerinin ustalarına “emredersiniz efendim” dediğini bile duyduk. Bana sorarsanız Yıldız Savaşları âleminde yaratılan Jedi kavramı, sadece karanlık taraf ve aydınlık taraf arasında bir seçim yapan, tek boyutlu bir kavram. Sosyal yönü üzerine düşünmeye çalışırsanız, filmlerden (ve ne yazık ki bugüne kadar sadece Lucas’ın yazdırdığı kitaplardan) çok bir şey elde edemiyorsunuz. Hâlbuki bütün hayatını doğru olanı anlamaya adayan, yarı düşünür, yarı dövüşçü fantezi karakterlerinin tartışılacak çok daha fazla boyutu olmalıdır. Bana sorarsanız, bu karakter sosyal anlamda doğru olanı arıyorsa, bulacağı ilk şey ezilenin ve azınlığın yanında olmaktır. Kitapta bu derdime bir nebze derman bulabildiysem, ne mutlu bana.

Neyi, ne derece becerebildiğimi; bunları yaparken hikâyenin temposunu ve kurguyu ne kadar elimde tutabildiğimi öğrenirsem, bu tecrübenin üstüne koyabilirim sanıyorum.

Son olarak ilk roman denememde beni yalnız bırakmayan, taslaklarımı açık fikirlikle değerlendiren dostlarıma (Umut, Ümit, Egemen, Doğuş, Yesari ve sevgili ağabeyim Haldun’a) teşekkürü borç bilirim.

Güç seninle olsun.

Erdem Akagündüz
Mayıs 2012